Basel – Ortaçağ Izleri
Merkez Avrupa’nın kalbinde yer alan Basel sürekli önem kazanan gerçek bir kültürel, eğitsel, ticari ve uluslar arası metropol imajine sahiptir
Olağanüstü ekonomik büyümeye ve daimi enerjisine rağmen değişik Avrupa medeniyetlerinin geçiş yolu olduğundan müthiş bir gelenek ve sanat geçmişine sahip olup Fransız ve Alman unsurlarını İsviçre topraklarında uyumla barındırmaktadır.
Gelenek ve mili kimliğe olan saygı ile eski şehir Basel’ın ruhu olmaktadır. Orijinal değerleri keşfetmeye hazır olanlara tarihin manevi rehber olarak görev yaptığı Ortaçağ Basel küçük ve düz sokaklar, kısa ve eski evler ve temiz marketlerden oluşmaktadır.
Sevimli sokaklarda yürürken ortaçağ işaret ve izlerini kolayca görmek mümkündür. Bunun için bu ortaçağ gezisinde ilk olarak en önemli yerlerden biri olan ortaçağ Basel Katedrali ziyaret edilmelidir.
Ortaçağ Katedrali Ren nehrinin karşısında Münster meydanında ortaçağdan çok önce inşa edilmiş ve daha sonra geliştirilerek yeni değerler edinmiştir. Roma zamanına aittir ve konumu Alman Krallarının ortaçağ başlangıcındaki ikamet yeri olmuştur. Aynı çağda ilave bir Manastır yapıya eklenmiştir. Burada gözler Ren üzerinden Katedralin arkasındaki, dinlenmek içinde uygun olan, küçük meydana bakan müthiş bir manzaraya hazırlanmalıdır.
1460 yılından beri sanat ve bilime adanmış en kayda değer mimari komplekslerden biri İsviçrenin en eski Üniversitesi olan Basel Üniversitedir. Şehrin tarihsel ve eğitici gelişimi bu bilgi köprüsünden yayılmıştır.
14. Yüzyılda yapılmış olan yerel Belediye binası da görülmesi gereken yerler arasındadır. Bina şehrin küçük bir köyden idari ikamatgaha dönüşünün değişimini yansıtmaktadır.
Basel’ın Guild Hall Restoran binaları bile parlak ortaçağ zamanını çağrıştırmaktadırlar. Sadece cepheler değil içerisi de tarihi bir atmosferde romantik bir yemek yemek isteyen yabancı ziyaretçilere çekici gelmektedir.
Her yaşta ziyaretçiler için cazip olan hem ortaçağ hem modern şehir Basel’ı muhakkak görün.










