Kaş da Dalış
Eskiden beri deniz ve içinde saklananlar insanlar için bir bilmece ve projeksiyon yeri olmuştur. Insanlar buranın hep karşı konulamaz deniz tanrılarının memleketi olduğunu zannetmişlerdir ve bugüne kadar buna hala inananlar vardır. Eski zamanın klasik efsaneleri Neptun veya Poseidon’u derinliklerin hükümdarı olarak nitelendirirler. Ayrıca tabiî ki sayısız peri, deniz ineği, deniz kızı veya tehlikeli medüzlerin eski inanışa göre denizin dibini iskan olarak kullandıkları söylenmekteydi. Bu yüzden denizciler çok inanışlı veya batıl inanışlı olarak bilinirler. Denizin insanlar üzerinde bıraktığı korkulu etki bu şekildeydi.
Diğer taraftan denizin değeri bilinmekteydi çünkü deniz kenarında yaşayan insanlara balık bolluğu, yiyecek ve geçimlik temin etmekteydi. Bayanlar denizi sevmek için bir sebep daha gösterebilirler şüphesiz: İnci ve İnciden yapılan mücevherler. Bunlara ulaşmak için her zaman dalmak gerekmiştir. Anlaşıldığı gibi nefes tutarak dalmak şimdiki zamandaki extrem sporcularının icadı olmayıp Isa doğmadan uzun zaman önce bile yapılmaktaydı. Antik Raporlara bakıldığında eski yunanlıların bile dalma eşyalarının olduğu görülmektedir. Şnorkel kullanımının bilindiği de ordularındaki savaş dalgıçlarından anlaşılmaktadır.
Dalmak eski dünya güçlerinin batışından sonra yeni zamanda önem kazanmıştır, hobi olarak ya da spor için dalmak ise 50'li yıllarda rağbet görmeye başlamıştır. Böylece artık herkes nefes kesen deniz altı dünyasını görebilme şansı elde etmiştir.
Güzel balıklar, bitkiler ve benzeri için dalmak isteyenler artık yarım dünya turu da yapmak zorunda değildirler. Türkiye dalgıçlar ve Şnorkelcilar için sevilen bir hedef haline gelmiştir. Türk Akdeniz kıyısı 30 m görme mesafesi ile deniz altında çok güzel manzaralar sunar.
Mesela Kaş da bütün bir şehir bu spor çeşidine adapte olmuş durumdadır. Burada çok sayıda Dalgıç okulunun yanı sıra (bilmeyenlerin mecburen şnorkel ile dalmaları gerekmemektedir) ayrıca çok fazla değişik balık ceşiti de bulunmaktadır. Kurslara almanca katılmak hiç problem değildir. Bu arada korkmak da gerekmez zira başlangıçta 5 m fazla dalma yaptırılmamaktadır.
İntibalar sonsuza kadar saklanmak istendiği takdirde su altı kamerası getirilmesi tavsiye edilir. Kesinlikle filmden çok motif bulunacaktır çünkü bu bölgede görülecek gemi enkazlarıda mevcuttur.
Değinilmesi gereken bir konuda bu Dalgıç okullarının çoğunun aynı zamanda dalmayı özürlü kişilerede mümkün kılmalarıdır. 80’li yılların başında farklı özürlülüklere sahip özürlülere de dalma sporu yapma imkanı sağlamak amacıyla Amerikada “Handicapped Scuba Association” kurulmuştur. Bu gerçektende iyi bir fikir olmuştur çünkü su tabiî ki yeni hareket kabiliyetleri ortaya çıkarmaktadır. Artık tüm dünyada ve Türkiyede’de bu tür müşteri çevresine konsantre olan Dalma Öğretmenleri bulunmaktadır. Dalgıç okullarından bilgi almak değecektir.
Antalya 49 YTL








